Merhaba!

Hesabınıza Giriş Yapın

Hesap Oluşturmak için Tıklayın
×

Hesap Oluştur

Aşağıdan hesap oluşturabilirsin.

Zaten bir hesabınız var mı? Giriş yap
×

Merhaba!

Parolanızı sıfırlamak için eposta adresinizi veya kullanıcı adınızı girin.
Giriş yapmak Tıklayın

Her 10 Kişiden Birinde Görülen Böbrek Yetmezliği Nedir ?

Her 10 Kişiden Birinde Görülen Böbrek Yetmezliği Nedir ?
Her 10 Kişiden Birinde Görülen Böbrek Yetmezliği Nedir ?

Böbrek vücudun sıvı dengesi ve kanın temizlenmesi başta olmak üzere çok sayıda görevi vardır. Bu görevlerini yerine getirememesine böbrek yetmezliği denir. Yaklaşık her 10 kişiden birinde görülen böbrek yetmezliği evreleri nelerdir, nasıl tanı konur, tedavisi nasıl yapılır ve yenmemesi gereken yiyecekler nelerdir gibi soruların cevaplarını sizin için derledik.

Böbrek Yetmezliği Nedir ?

Böbrek yetmezliği böbreklerin görevini yerine getirememesine denir. Böbreklerin esas görevi idrar oluşturmaktır. Bununla birlikte vücuttaki sodyum, potasyum gibi minerallerin dengesini sağlama, metabolik artık ürünlerin atılması, damarlardaki sıvı hacmi ve kan basıncının düzenlenmesi, vücudun sıvı dengesini sağlama ve hatta hormon üretimi gibi (eritropoetin) birtakım işleri yapmaktadır.

Böbrekler idrar oluşumu ve su ve minerallerin düzenleme görevlerini böbreğin fonksiyonel alt birimi nefronlar sayesinde yapmaktadır. Nefronlar kabaca 2 kısımdan meydana gelir:

  • Glomerül nefronlar çayı süzerken kullandığımız süzgeç gibi böbreğe gelen kirli kanın ilk süzüldüğü yerdir.
  • Tübüler nefronlar glomerülden sonra örümcek ağı gibi damarın çevresini saran yapıdır. Süzülen kanın idrara dönüştüğü yerdir.

Böbreklerin kanı ne kadar süzdüğünü gösteren temel gösterge glomerül filtrasyon hızıdır. Glomerül filtrasyon şu şekilde hesaplanmaktadır.

  • Kalbin dakikada vücuda yolladığı kan miktarı 5-6 litredir.
  • Vücuda giden kanın yaklaşık % 20’si böbreklere gelmektedir. Dolayısıyla dakikada yaklaşık 1200 ml kan gelmektedir.
  • Kanın yaklaşık olarak yarısı sıvı kalan kısmı ise hemoglobin gibi kan hücrelerinden oluşmaktadır. Dolayısıyla dakikada böbreklere gelen sıvı kısım 600 ml civarındadır.
  • Böbreklerde bulunan glomerül nefronlar sıvının yaklaşık yüzde 18-20 kısmını filtre edebilmektedir. Böylelikle dakikada yaklaşık olarak 120 ml böbrekler kanı filtrelemiş olurlar. Yani dakikada 120 ml kanı temizlemiş olur.

Yukarıda detaylı şekilde anlatılan Glomerül Filtrasyon Hızı (GFR) sağlıklı bir yetişkinde 120 ml üzerinde yer almaktadır. GFR düşmesi böbreğinin işlevini yerine getiremediği ve böbrek yetmezliğine doğru ilerlediğini göstermektedir. GFR düştüğü zaman vücudun atması gereken maddeleri atamamış olur.

Her iki böbrekte yaklaşık 2 milyon nefron vardır.

Böbreğin idrar ile atıkların atılması ve sıvı, elektrolit (sodyum, potasyum gibi) dengesi haricinde D vitaminin aktif edilmesini, kan hücrelerinin üretilmesi ve kan basıncını kontrol edilmesini sağlayan hormonların salgılanmasını sağlar.

Böbrek Yetmezliği Türleri ve Sınıflandırılması

Böbrek yetmezliği gelişmesine sebep olan nedene göre sınıflandırılmaktadır. İki temel sınıflandırma bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi yetmezliğe sebep olan şeyin yeridir. Yetmezliğe sebep olan nedenin nereden kaynaklandığına göre isimlendirilir. Üç tane isimlendirilme mevcuttur. Bunlar :

  • Prerenal (böbrek öncesi) yetmezlik durumunda böbreğe yeterli kan gelmemektedir. Bunun sonucunda GFR düşmektedir.
  • Renal yetmezlik nefronların çeşitli sebeplerle ölmesi veya işlevini tam yerine getirememesi durumudur.
  • Postrenal (böbrek sonrası) yetmezlik durumunda idrar atılımının tam gerçekleşememesi durumunda böbreğe baskı uygular. Bunun sonucu olarak tübüler nefronun son kısmı hasar görebilmektedir.

Bir diğer yetmezlik sınıflandırması ise gerçekleşme zamanına göre yapılmaktadır. Bunlar daha detaylı bir şekilde aşağıda yer almaktadır.

Akut Böbrek Yetmezliği

Akut böbrek yetmezliği glomerüler filtrasyonun yani; böbreğin süzgeç gibi ayıklama işlevinin ani bir şekilde bozulmasıdır. Böbrekte bulunan ağsı kılcal yapının filtreleme yapamaması sonucunda saatler veya günler içerisinde başta üre, kreatinin olmak üzere azot kaynaklı artık ürünlerinin birikmesi ile karakterize bir hastalıktır. Bu durumda günlük toplam idrar miktarı 400 ml altına düşmektedir.

Sağlıklı kişilerde günlük minimum idrar miktarı 500 ml olmalıdır.

Günlük idrar miktarı 100 ml altına düştüğü takdirde çok ciddi tablolar oluşabilmektedir. Akut böbrek yetmezliğinde yetmezliğe yol açan durumun çok çabuk düzeltilmesi gerekmektedir. Aksi halde kronik böbrek yetmezliği tablosu oluşturmaktadır.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Kronik böbrek yetmezliği yıllar içinde ilerleyen böbrekleri çeşitli nedenler sonucunda geri dönüşsüz bir şekilde hasar görmesidir. Bu hasarlanma sonucunda yavaş bir şekilde böbreği yerine getirdiği tüm fonksiyonlarda bozulma gerçekleşir. Hastalığın ilerlemesini GFR değeri üzerinden takip edilir.

GFR değerine göre böbrek yetmezliği 5 evrede sınıflandırılmaktadır. Bunlar şu şekildedir:

  • Evre 1: GFR 90 üstündedir. Bu kişilerin böbreklerinde hasar olsa da böbrek görevlerini sağlıklı bir insandaki gibi yapabilmektedir.
  • Evre 2: GFR 60 – 90 arasında yer almaktadır. Bu kişilerin böbreklerinde hafif derecede hasar bulunmaktadır. Böbrek fonksiyonları hafif bir şekilde bozulmuştur.
  • Evre 3: GFR 30 – 60 arasında yer almaktadır. Orta düzeyde böbrek yetmezliği geliştiği söylenebilmektedir. Bu kişilerin mutlaka bir nefroloji uzmanı tarafından takip edilmesi gerekmektedir.
  • Evre 4: GFR 15 – 30 arasında yer almaktadır. İleri düzeyde böbrek yetmezliği gelişmiştir. Böbrek nakli hakkında bilgi verilmeye başlanmalıdır.
  • Evre 5 : GFR 15 in altına düşmüştür. Bu kişilerde son dönem böbrek yetmezliği gelişmiştir. Böbrek nakli için çalışmalar başlanmalı ve diyaliz için katater takılması gerekmektedir.

Böbrek Yetmezliği Nedenleri ?

Böbrek yetmezliği diğer hastalık ve durumlardan kaynaklı olarak yetmezliğe sebep olacağı gibi yetmezlik sonucunda da pek çok hastalığa sebep olabilir. Bu yüzden birinci nedeni bulmak çok kolay olmayabilir. Böbrek yetmezliği yapan çok fazla sebep bulunmaktadır. Bunları prerenal (böbrek öncesi), renal (böbrek) ve postrenal (böbrek sonrası) sebepler olarak sınıflandırabiliriz.

Prerenal Sebepler

Prerenal sebeplerin genel özelliği böbreklere gelen akımını azaltan durumlar olmasıdır. Bu grupta yer alan durumlar genellikle akut böbrek yetmezliğine sebep olmaktadır. Hızlı şekilde tedavi edildiği durumlarda tamamen tedavi olunabilmektedir. Prerenal sebeplerden en yaygın görülenleri şu şekildedir:

  • Kan kaybı
  • Kan basıncını düzenleyen ACE inhibitörleri gibi ilaçlar
  • Kan atımını azaltan
  • Enfeksiyon (Sepsis)
  • Şiddetli alerji reaksiyonlarında
  • Yanıklar
  • Ciddi sıvı kaybı
  • Şok

Renal Sebepler

Renal sebepler adından da anlaşıldığı gibi böbrekle alakalı durumları kapsamaktadır. Bu grup oldukça kalabalıktır. Birbirinden farklı çok sayıda hastalık bulunmaktadır. Bunların genel sebepleri şu şekildedir;

  • Toksinler (İlaç ve kullanılan kimyasallar)
  • Enfeksiyon
  • Genetik hastalıklar
  • Alkol
  • Kontrolsüz şeker hastalığı
  • Kanser hastalarında fazla hücre yıkılımı

Postrenal Sebepler

Postrenal sebepler böbrek sonrasını idrar yollarından kaynaklı böbreği etkileyen sebeplerdir. Bu sebepler kısaca şu şekildedir;

  • Prostat büyümesi veya Prostat kanseri
  • Mesane boşaltımını sağlayan sinir hasarı
  • İdrar yoluna baskı yapan çeşitli kanserler

Böbrek Yetmezliği Belirtileri

Böbrek yetmezliği olan kişilerde nedenine göre çok farklı belirti verebilmekte hatta ileri derece yetmezlik gelişesiye kadar belirti vermeyebilmektedir. Böbreklerin en temel görevi olan kanı süzmektir. İlk ortaya çıkan bulgularda bu görevi yerine getirememesi sonucu olmaktadır. Böbreğin görevlerini tam anlamıyla yerine getirememesi sonucunda şunlar görülmektedir;

  • Hipervolemi ya da hipovolemi (Vücutta bulunan sıvı miktarının azalması veya artması)
  • Hiponatremi (Sodyum miktarının azalması)
  • Hiperkalemi (Kandaki potasyum miktarının artması)
  • Hiperfosfatemi (Kandaki fosfat düzeyinin artması)
  • Hiperürisemi (Ürik asit miktarının artması)

İdrar miktarında azalma böbrek yetmezliğinin ilk bulgusu olabilir!!

Yukarıda yer alan belirtilerin hepsi ayrı ayrı çok önemli ve bir çok rahatsızlığa sebep olmaktadır. Hiperürisemi haricinde diğer bulgular çeşitli yollarla dengelenmeye çalışılmaktadır. Atılması gereken ürik asidin atılamaması sonucu hiperürisemi olmaktadır. Bunun sonucunda üremi oluşur ve belirtileri şunlardır:

  • Halsizlik
  • İştahsızlık
  • Bulantı
  • Kusma
  • Nörolojik bulgular (bilinç bozukluğu)
Mide bulantısı ve Kusma Üremide en fazla görülen belirtilerdendir.

Böbreklerin vücutta en yakın çalıştığı sistem dolaşım sistemidir. Bu durumun sonucu olarak kalp ve damar sistemleri üzerinde olumsuz sonuçları bulunmaktadır. Bunlar şu şekildedir;

  • Hipertansiyon (Tansiyonun artması)
  • Kalp yetmezliği
  • Perikardit (Kalbin enfekte olması)

İlerlemiş böbrek yetmezliği tablosunda böbreğin kan temizleme ve sıvı dengesini sağlama haricindeki işlerini de yeri getiremez. Buna bağlı olarak bu kişilerde D vitamini eksikliği ve kan üretiminde azalma görülür.

Böbrek Yetmezliği Tanısı Nasıl Konur ?

Böbrek yetmezliği tanısı koymak için idrar tahlili ve kan tahlili yapılarak değerlendirilir. Hastalığın adını koymak ve böbreğin durumunu öğrenmek amacıyla Ultrason ve BT çekilir. Yetmezliğin neden kaynaklandığı bulunamadığı durumlarda biyopsi yapılmaktadır. Bu görüntüleme yöntemleriyle böbrek ve idrar yolları değerlendirilir.

Laboratuvar Testleri

Böbrek yetmezliği tanısının konulduğu ve böbreklerin durumunu gösteren testlerdir. İlk bakılan şey GFR ‘dir. Yukarıda bahsedildiği gibi GFR miktarına göre evrelendirme yapılmaktadır. Ayrıca serum kreatinin, kan üre (BUN) ve idrarda albumin varlığına bakılmaktadır. Bu değerlerin değişimi neyi anlattığı aşağıda açıklanmaktadır.

  • Serum Kreatinin kanda kas yıkımı sonucunda ortaya çıkan kreatinin seviyesine bakılır. Bunun sebebi travma ve kanser gibi durumlar haricinde sağlıklı kişilerde kas yapım ve yıkımı sabit bir düzende devam eder. Böbreklerde kandan süzer ve idrarla atılır. Yükselmesi böbreklerin süzme görevini yerine getiremediği gösterir.

Kadınlarda normal değeri : 0,5-1 mg/dl

Erkeklerde normal değeri: 0,7-1,2 mg/dl

Bu veriler ortalama değeri yansıtmaktadır. Laboratuvar ölçüm farklılığından dolayı değişiklik olabilir.

  • Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFR) böbreğin süzme işlevini göstermektedir. GFR düşük olması yeterli kanın böbreklere gelememesi veya glomerül nefronların hasarlı olması sonucunda filtrasyonu yeteri kadar yapamadığını gösterir.

  • İdrarda Albumin varlığı böbrek yetmezliğini göstermektedir. Sağlıklı kişilerde Albumin glomerül nefronlarından geçemez. Ancak nefronların hasarı sonucu geçebilmektedir. Geçen albumin miktarı fazla olduğu takdirde idrar kanlı şekilde çıkabilir. 24 saat boyunca toplanan idrarda albumin miktarı böbrek hastalığının ayrımında önemlidir.

Hamilelerde ve Şeker Hastalarında idrarda az miktarda Albumin görülmesi normal olarak değerlendirilir.

Görüntüleme Yöntemleri

Görüntüleme yöntemleri yetmezliğe neden olan etkenin boyutlarının görülmesi ve ne kadarlık alanı etkilediğini görmek için kullanılmaktadır. Böbrek yetmezliği için en fazla kullanılan görüntüleme yöntemleri USG ve BT ‘dir. Bu görüntüleme yöntemlerinde nerelere dikkat edileceği aşağıda yer almaktadır.

  • Ultrason ucuz ve kullanımı kolay olduğu için sık kullanılmaktadır. Böbreklerin boyutlarını göstermektedir. Boyutları küçülmüş böbrek Kronik böbrek yetmezliğini düşündürmektedir. Ayrıca böbreğin yüzeyi ve içinde kitle olup olmadığı gözükmektedir.
A da Böbreğin sınırları düzenli değil B görüntüsünde Böbreğin boyutu küçük olduğu gözükmektedir.
  • BT Ultrasona göre daha net bir şekilde göstermektedir. Böbrekteki lezyonları, apseleri, idrar yolları dahil tıkanıklıkları ve kitleleri göstermektedir. Aşağıda aynı kişinin BT’de böbreklerde kist (kitle) 3 farklı görüntüsü yer almaktadır.

Böbrek Biyopsisi

Böbrek biyopsisi mikroskop altında incelemek amacıyla böbrekten iğne yardımıyla parça alınması işlemine denmektedir. Böbrekler rahatsızlıklarının kesin tanısı biyopsi ile konmaktadır. Ancak her zaman yapılmaz. Yapılması gereken durumlar şu şekildedir;

  • Nedeni bulunamayan böbrek yetmezliklerinde
  • Hematüri (İdrarda kan varlığında)
  • Böbrek travması
  • Böbrek Tümörlerinde
  • Yüksek miktarda albumin atılımı ve böbrek yetmezliği belirtilerinin varlığında

Böbrek Yetmezliği Tedavisi

Böbrek yetmezliği tedavisi altta yatan sebebe yöneliktir. Özellikle akut böbrek yetmezliği tedavisinde hızlı bir şekilde oluşturan sebebe yönelik yapıldığı takdirde böbrekler hasarlanmadan düzelmiş olmaktadır. Yetmezliğin ilerleyen evrelerinde ve bazı acil durumlarda diyaliz tedavisi yapılmaktadır. Evre 4 ve Evre 5 hastalarında böbrek nakli önerilmektedir.

Tüm bu tedavilerle birlikte yapılması gereken yaşam tarzı ve diyet programıdır. Düzenli bir şekilde uygulandığı takdirde böbrek yetmezliği tablosu ilerlemesi durmaktadır. Böbrek hastalığında yasak olan yiyecekler ve böbrek yetmezliğine iyi gelen durumlar aşağıda detaylı bir şekilde anlatılmaktadır.

Böbrek Yetmezliği Tedavisinde Diyet ve Egzersiz

Böbrek yetmezliği teşhisi konulduktan sonra diyet düzenlemesi yapılması gerekmektedir. Yetmezliğin ilerlemesiyle sınırlandırılan bazı besinler daha az tüketilmesi gerekmektedir. Öncelikle diyette sebze, meyve, az yağlı süt ürünleri, tam tahıllar, balık ve tavuk eti bulunması gerekmektedir. Bu diyetin amacı böbreğe daha az işin düşmesi için böbrek atılımı az olan besinlerin kullanımıdır. Diyet için hedeflen teknik değerler aşağıda tablo olarak verilmiştir.

Toplam Yağ Oranı27
Doymuş Yağ Oranı6
Protein Oranı18
Karbonhidrat Oranı55
Kolestrol150 mg
Sodyum2300 mg
Potasyum4700 mg
Kalsiyum1250 mg
Magnezyum500 mg
Lif30 gram
Böbrek Yetmezliği için önerilen Diyet

Günlük kalori ihtiyacınıza göre protein, karbonhidrat ve yağ oranları yukarıda tabloda gösterilmiştir. Genellikle ortalama kadınları günlük kalori ihtiyacı 2.000 ile 2500 arasında değişmektedir. Erkeklerin ortalama ihtiyacı ise 2500 ile 3000 arasında değişmektedir. Kalori ihtiyacı yaşa, günlük fiziksel hareketliliğe göre değişmektedir.

Diyette sınırlandırılması yani az alınması gereken maddeler ise şu şekildedir;

  • Tuz alımı azaltılmalıdır. Hatta yemekler dahil tuz atılmaması gerekmektedir. Çünkü yenmesi gereken 2300 sodyum sebze, et hatta meyvelerde bulunmaktadır.
  • Su Tüketimi özellikle bacaklarda şişlik başlayan ileri dönem böbrek hastalarında kısıtlanmalıdır. Bu kişilerde idrar miktarı azalmıştır. Tahminen idrar miktarı kadar sıvı tüketmesi gerekmektedir. Susama hissinin azalması için alınan tuz miktarını azaltmak gerekmektedir.
  • Potasyum alımı azaltılmalıdır. Potasyum fazlalığı kalpte bir çok soruna yol açabilmektedir. Böbrek yetmezliği olan kişilerde potasyum atılımı istenilen ölçüde olmadığı için potasyumu düşük olan şu yiyecekler daha fazla yenmelidir;
    • Elma
    • Çilek
    • Brokoli
    • Lahana
    • Havuç
    • Patlıcan
    • Üzüm
    • Yeşil Fasulye
    • Marul
    • Soğan
    • Şeftali
    • Armut
    • Biber
    • Kabak

Beslenme değişikliği yaptıktan sonraki aşama egzersiz yapmaktır. Düzenli egzersiz yapımı ile kilo verilebilir, tansiyon düşürülebilir ve kan şekeri kontrol altına alınabilir. Bunların sonucu olarak böbreğe sağlıklı şekilde kan gelir ve böbreğin iş yükü azalmaktadır. Rutin bir egzersizde olması gerekenler şu şekildedir;

  • Aerobik Aktivite ( Yürüm, koşma, bisiklete binme veya yüzme gibi)
  • Direnç Antrenmanları ( Serbest ağırlıklar veya izometrik bantlar gibi)

Dünya sağlık örgütü her haftada en az 3 gün yarım saat Hızlı Yürümeyi öneriyor.

Diyaliz Tedavisi

Diyaliz akut böbrek yetmezliği tabloların bazılarında ve bazı özel durumlarda böbreğe hasar vermemesi açısında yapılmaktadır. Bu durumların haricinde GFR hızının çok düştüğü buna bağlı olarak böbreklerin kanı yeteri kadar süzemediği durumlarda kullanılır. Diyalizin iki çeşidi bulunmaktadır. Bunlar şu şekildedir;

Periton diyalizi böbrek yetmezliği tedavisinde ilk kullanılan diyaliz yöntemidir.
  • Periton Diyalizi yukarıda görüldüğü gibi halk arasında karın zarı denen peritonun içine diyaliz sıvısının konması ve yaklaşık 2 -3 saat sonra bu sıvının kateter yardımıyla boşaltılması sonucunda yapılmaktadır. Zaman içerisinde karın zarı kalınlaşması sonucunda yeterli olan temizlik yapılamamaktadır.
  • Hemodiyaliz kolda bulunan kanın diyaliz makinasından geçirilip tekrardan vücuda verilmesi yöntemiyle yapılmaktadır. Kan temizlenmesi haricinde vücuttan sıvı atılmasını da sağladığı için çok avantajlıdır. Ancak hastane veya diyaliz merkezlerinde yapıldığı için ulaşımı kolay değildir. Genellikle haftada 3 gün yapılmaktadır.

Böbrek Nakli

Böbrek nakli yetmezliğin ileri evrelerinde yapılması gereken bir yöntemdir. Ülkemizde kadavradan organ naklinin çok az olması sebebiyle canlı kişilerden yapılmaktadır. Sağlıklı çalışan tek böbrek ömür boyu tek başına yetmektedir. Bu yüzden canlı bağışlar oldukça fazladır. Böbrek bağışı yapabilmek için ilk bakılan şey kan uyumudur. Kan uyumu aşağıda tabloda gösterilmiştir.

Böbreği Alacak Kişinin Kan Grubu (HASTA)Böbreği Verecek Kişinin Kan Grubu (Sağlıklı)
00
AA ve 0
BB ve 0
AB0, A, B ve AB
Böbrek Naklinde Kan Grubu Uyumu

Kan grubu uyumu olduktan sonra doku uyumuna bakılır. Uyumun sağlandığı takdirde sağlıklı kişiye böbrek yetmezliği tanısı konmuş gibi diyet ve egzersiz konularında dikkat etmeleri gerekmektedir. Ameliyat sonrası taburcu olunduktan sonra haftada bir kez biyokimya testleri yapılarak böbreğin durumu kontrol edilmektedir. Sonra bu sayı iki haftada bir ve ayda bir olmak üzere çıkmaktadır.

Akut Pankreatit Nedir ? yazımız dikkatinizi çekebilir.

Böbrek Yetmezliği Hakkında Merak Edilenler

Böbrek yetmezliği konusunda detaylı bilgileri yukarıda paylaştık. Ancak hastaların en fazla merak ettikleri sorular aşağıda kısa soru cevap olarak palaşılmaktadır.

Böbrek Yetmezliği olan hasta ne kadar yaşar ?

Böbrek yetmezliğinin derecesine göre değişmektedir. İleri derece yetmezliklerde yaşam süresini en fazla uzatan şey böbrek naklidir. Böbrek nakli olan kişiler diyaliz hastalarına göre yaşam süreleri 5 kat fazladır.

Böbreklere en fazla ne zarar verir ?

Böbreklere en fazla sigara zarar vermektedir. Bunun sebebi ise sigaranın damar yapısını bozmasıdır. Böbrekte içinde çok fazla damar ağı bulunduğu için sigara böbreklere çok fazla hasar vermektedir.

Kaynak : PubMed

Kolaysağlık.net sitesinde çeşitli tıbbi konular üzerine pek çok bilgi bulunmaktadır. Ancak bu bilgiler tıp alanında bilgisi olan kişilere yöneliktir. Hastalıklar, tedaviler ve tetkikler hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Bu yüzden sitede yazan bilgiler sizin için farklılık gösterebilmektedir. Sizinle aynı durumu yansıtsa bile sitede yer alan bilgiler doktor tavsiyesi niteliğinde değildir. Site içeriğini uygulamak kişinin kendi sorumluluğundadır. Siteden link verdiğimiz diğer sitelerdeki bilgilerin doğruluğundan kolaysaglık.net hiçbir şekilde hukuki ve cezai olarak sorumluluk kabul etmemektedir.